BİNALARINIZIN SAĞLAMLIĞINI TEST ETTİRİN

 ERDAL ŞAHAN

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI

İSTANBUL ŞUBESİ

YÖNETİM KURULU ÜYESİ

BİNALARINIZIN SAĞLAMLIĞINI TEST ETTİRİN

Ülkemiz dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya kuşağı üzerinde yer almaktadır. Ülkemizin, karmaşık jeolojik yapısı ve jeodinamik konumundan dolayı çok sayıda aktif fay bulunmaktadır. Nüfus dağılımına baktığımızda; Türkiye nüfusunun hemen hemen yarısına yakın kısmının I.Derece deprem bölgesinde yaşadığı ve I.Derece deprem bölgesinde yaşayanların sayısının diğer bölgelere biraz daha fazla oranda arttığı görülmektedir.

  deprem derecesi

Türkiye Diri Fay Haritası’na göre ülkeyi boydan boya kat eden Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu, Marmara ve Ege bölgeleri ile ülkemizde deprem riski en yüksek olan alanlardır. Son depremi oluşturan Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ülkemizin aktif tektonik çatısında çok önemli bir yere sahiptir. Bu fay üzerinde son yüzyılda 1939’da Erzincan’dan başlayan ve doğudan batıya doğru fay segmentleri (parçaları) boyunca düzenli bir seyir izleyen 7 büyük deprem olmuştur. 17 Ağustos 1999 depremi Kuzey Anadolu Fayı’nın Doğu Marmara kesiminde gerçekleşmiştir. Konu ile ilgili tüm yerbilimciler bu düzenli deprem göçü nedeniyle Kuzey Anadolu Fayı üzerinde olabilecek ilk büyük depremin bu fayın Adapazarı-Yalova bölümünde gerçekleşeceği hususunda görüş birliği içerisindeydiler. Olan depremle yerbiliminin bu öngörüsü doğrulanmış ve Kuzey Anadolu Fayı’nın bu bölümünün hareketi sonucu büyük bir felakete sebep olmuştur.

Her yıl dünyada 15 civarında yıkıcı deprem meydana gelmektedir. Bu süreç doğal olarak devam edecektir. Ülkemizde, olacak bu depremlerden birinden nasibini alacaktır. Asıl problem, depremlerin meydana gelmesi değildir. Olabilme ihtimali yüksek olmasına rağmen önlem alınmamasıdır. Bilim adamlarının, çığlıklarına kulak verilmemesi, rantın insan hayatından önde tutulması ve konuyla alakalı meslek gruplarının dikkate alınmamasıdır.

Türkiye’nin deprem açısından çok tehlikeli ve riskli bir bölgede bulunduğunu ve çok sık olarak hasar yapan depremlere maruz kaldığını ve kalacağını söyleyebiliriz. Depremlere engel olamayacağımıza göre toplum olarak depremlerle bir arada yaşamayı öğrenmeli, olası bir depreme her an hazırlıklı olmalıyız.

Vatandaş olarak kendi yaşam alanlarımızın güvenli hale getirilmesi, çevremizdekilerin bilgilendirilmesi konularında üzerimize çok büyük bir vazifeler düşmektedir.

Bir konutun, şiddetli bir depremde hasar görmesi normal karşılanabilir. Önemli olan, yapıların göçmesinin önlenmesidir. Binaların şiddetli bir depremi tamamen hasarsız olarak atlatmasını sağlayacak şekilde projelendirilmesi ekonomik değildir. Ancak, yönetmeliklerimiz en şiddetli depremlerde bile yapıların göçmesini engelleyecek önlemleri detaylı şekilde içermektedir.

Bu durum afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkında 1998 yılında yayınlanan yönetmelikte; “Hafif şiddetteki depremlerde binalardaki yapısal ve yapısal olmayan sistem elemanlarının her hangi bir hasar görmemesi, orta şiddetteki depremlerde yapısal ve yapısal olmayan elemanlardaki hasarın onarılabilir düzeyde olması, şiddetli depremlerde ise can kaybını önlemek amacı ile binaların kısmen veya tamamen göçmesinin önlenmesi”  şeklinde açıklanmıştır.

Deprem bölgelerinde inşa edilmiş yapıların güçlendirilmesi için mutlaka bir depremden hasar görerek çıkmış olması gerekmemektedir. Hasarsız bir binanın da yapısal sisteminin iyileştirilerek güçlendirilmesi gerekebilir.

depres

Ülke olarak yaşadığımız deprem felaketlerinde zarar gören binaların çoğu zemine uygun, iyi tasarlanmış, iyi malzeme kullanılarak inşa edilmiş olsaydı durum bu kadar vahim olmayacaktı.Bu nedenle büyük depremler sonrasında binalarda bir miktar hasar meydana gelse bile, sonuçta, daha az ekonomik zarar gören ve daha da önemlisi can güvenliği olan binalara sahip toplumlar yaratılmalıdır.

Yürürlükte olan yönetmeliklerden önceki dönemde, yani 17 ağustos 1999 depremi öncesi projelendirilmişse mevcut binaların sağlamlık kontrolünün yapılması son derece önemli ve gereklidir.

Konut alırken, yaşam alanlarını seçerken manzara ve mevkii kadar önemlisi binaların sağlamlık raporlarının olup olmadığıdır. Vatandaşlarımız ev alırken manzara için fazladan On binlerce TL. ödemeyi göze alıyorken, maalesef binanın kontrolü için daha az bir meblağı ödemekten imtina ediyorlar.

Malzeme dayanımının, yapının projesinde öngörülen değerlere uygun olup olmadığı saptanmalıdır.Betonarme binalarda donatılar yapının yeterli oranda enerji tüketebilmesi ve deformasyon kabiliyetinin artması açısından büyük önem taşımaktadır. Donatıların yapının projesine ve yönetmeliklere uygunluğu kontrol edilmelidir.

Binanın ne amaçla yapıldığı ve ne amaçla kullanıldığı da çok önemlidir. Mesken olarak tasarlanan yapıların iş yeri, hastane, okul vs. başka amaçlarla kullanılmaması gerekir. Binaların statik hesapları yapılırken bina önem katsayıları da hesaba katılır. Örneğin; normal konutlarda bina önem katsayısı 1.0 iken, okullarda 1.4 ve hastane gibi binaların bina önem katsayısı 1.5’tür. Bu nedenle bina kullanım amacı değişmişse bina kontrol ettirilmelidir.

Mevcut bir yapının güvenliğinin belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar aşağıdaki safhalardan oluşur:

a)      Yapının mevcut projelerinin (mimari ve statik projelerinin) elde edilmesi oldukça yararlıdır.Projeler, yapının hangi varsayımlar ile projelendirilmiş olduğunu anlamak,dikkate alınan yüklemeleri incelemek ve mevcut donatılarının yeterliliğini kontrol etmek açısından önemlidir.

karot alımı

b)      Projeleri bulunmayan yapılarda, taşıyıcı sistemin belirlenmesi, projesi bulunan yapılarda ise inşaatın projeye uygunluğunun saptanması açısından detaylı bir röleve yapılması gereklidir. Hasarlı binalarda, hasarın rölevelerde gösterilmesi gereklidir.

c)      Mevcut malzeme dayanımlarının saptanması gereklidir. Bu amaçla, karot,çekiç ve donatı  testleri yapılarak kullanılan malzemenin mekanik özellikleri saptanmalıdır.

demir tarama

d)      Elde edilen bulgular ışığında, binanın yapısal projesine ve yürürlükteki yönetmeliklere uygunluğu kıyaslanmalı ve mevcut taşıyıcı sistemin yeterliliği kontrol edilmelidir.

demir tarama kayıt

e)      Zemin etüdü yapılarak zemin durumu tespit edilmelidir.

Bütün bu çalışmalar sonrasında mevcut sisteminin tüm hesapları eldeki malzeme bilgileri kullanılarak yeniden yapılır ve taşıyıcı sistemin zayıflıkları belirlenebilir.

Halkımız tarafından binalarda yapılan malzeme ve proje kontrolleri,zemin etüdü raporları depreme dayanıklılık raporu zannedilmektedir. Durum tam anlamıyla bu şekilde değildir. Tabi ki  inşa aşamasında kullanılan malzemelerin projesine ve yönetmeliklere uygun olarak kullanılması gerekmektedir.Yönetmeliklere uygun inşa edilen binalar depreme dayanıklı binalardır. Fakat deprem sırasında binanın nasıl davranacağının ölçümlerle tespit edilmesi gerekir. Binaların her katına ivme ölçer cihazlarının yerleştirilmesi ve oluşturulacak yapay sarsıntıyla binanın davranışı ölçülmelidir.

Yapı güvenliğinin belirlenmesi işlemi sonucunda yetersiz dayanıma sahip olduğu belirlenen bir yapının güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması gereklidir

Bundan sonraki aşamada, güçlendirme projelerinin hazırlanması gündeme gelmektedir. Bu amaçla mevcut taşıyıcı sistemin iyileştirilmesi için iyileştirme yöntemlerinin seçimi yapının taşıyıcı sistemine, kullanım amacına ve ekonomik kısıtlamalara bağlı olarak gerçekleştirilmelidir.

Ülkemizde güçlendirme konusunda uzman mühendislik firmaları çok azdır. Maalesef güçlendirme amaçlı çalışmaların çoğunda yanlış uygulamalarla, yapılara zarar verilmektedir. Bu şekilde güçlendirme yapıldığı varsayılan binalar, büyük olasılıkla bir depremde 17 ağustos depreminde gösterdiği performansı dahi gösteremeyecektir.

Yapıların güçlendirilmesi için hesaplanan maliyet genellikle ekonomik olmadığından dayanım bakımından zayıf binaların yıkılıp yeniden yapılması en sağlıklısıdır.

Ev satın alacakların dikkate etmesi gereken husular;

Konut alacağınız veya kiralayacağınız yerin zemin durumunu öğrenmek için bağlı olduğunuz ilçe belediyesine başvurmalısınız. Burada satın alacağınız konutun dosyasına bakıp herhangi bir engeli ve problemi olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ayrıca daire sahibinden veya yöneticiden sağlamlık raporu olup olmadığı konusunda bilgi isteyebilirsiniz. Mevcut bir rapor var ise uzman görüşü almalısınız.

ev4

1)         Konutun tapusu var mı? Kontrol ediniz.

2)         Tapu müdürlüğünden alacağınız konut üzerinde ipotek yada haciz kararı var mı?           Binanın kat mülkiyeti ve kat irtifakı özelliklerini öğreniniz.

3)         Binanın yapım ruhsatı var mı?

4)         Binanın yapı kullanım izni belgesi (iskan) var mı?  veya binanın bitmişlik düzeyi, yaşı, tapu durumu, ruhsatı, kaçak ekler olup olmaması vb. açılardan kullanım izni almaya uygun olduğundan emin olunuz.

5)         Konutun geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlak vergisi vb. borçları olup olmadığını öğreniniz.

6)         Bina yürürlükteki deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa  edilmiş mi? öğreniniz.

7)         Binanın taşıyıcı sisteminde daha önce onarım yapıldığına ilişkin izler var mı? öğreniniz.

8)         Binanın yapımı sırasında çekilmiş video görüntüleri/fotoğraflar var mı? Sorunuz.

9)         Binanın dış duvarlarına ve gereken durumlarda döşemelerine ısı yalıtımı yapılmış mı? (Örneğin, duvarlarda görülen siyah lekeler, küf vb. sorunlar su ve ısı yalıtımı yapılmadığını gösterir.)

10)       Bodrum katta su yalıtımı yapılmaması binanın taşıyıcı sistemine zarar verebilir.   Bina genelinde ve bodrum katta duvar, tavan ve döşemelerde çatlama, dökülme, kabarma, küflenme, solma vb. problemler var mı? Kontrol ediniz.

11)       Bodrum kat kolaylıkla havalandırılabiliyor mu?

12)       Süpürgeliklerin döşemeler ve duvarlar ile birleşim yerlerinde açılma, ayrılma vb. sorunlar var mı? (Zeminde oturma problemleri olabilir.)

13)       Binada yangın merdiveni var mı? (Yangın merdiveninin güncel yönetmeliklere uygun olduğundan emin olunuz)

14)       Acil bir durumda kaçış yolları otomatik olarak aydınlatılıyor mu?

 

admin hakkında

ERDAL ŞAHAN 8 Mayıs 1974' te İstanbul'da doğdu. ilk,orta,lise,üniversite öğrenimini İstanbul'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden 1998 yılında mezun oldu. 2000 yılında Kadıköy Belediyesinde Jeofizik Mühendisi olarak göreve başladı. 2002 yılı ekim ayında evlendi. 2004 yılında TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu'na Yedek Üye olarak seçildi. 2004 yılında Çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından düzenlenen İş ve İşçi Sağlığı Güvenliği eğitimine katıldı. İş Güvenliği Mühendisi sertifikası aldı. 2006 yılında TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu'na Yedek Üye olarak seçildi. 2006 yılında Altın Işık Bilimsel Araştırmalar Derneği Başkanı Yasemin Borandan hobi olarak astroloji dersleri almaya başladı. Hala devam etmektedir. 2007 yılında TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu'na Üye olarak seçildi. 2007 yılında TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu'na Üye olarak seçildi.(İstifa nedeniyle) 2008 yılında TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu'na Üye olarak seçildi. Yönetim Kurulu tarafından 2. başkan olarak seçildi. 2009 yılında 1 kız çocuğu sahibi oldu. 2010 TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu'na Üye olarak seçildi.2011 yılında Yönetim Kurulu tarafından 2. başkan olarak seçildi. 2012 yılında TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu'na Üye olarak seçildi. 2013 ve sonrasında hayatın getireceği güzel şeyleri bekliyor. İnsanlık ve ülkemiz için mutlu günler hayal ediyor:)
Bu yazı DEPREM kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın